ADALETİN BU MU DÜNYA?

Hepinizin bildiği üzere dünya üzerinde pek çok adaletsizlik var. Mesela obezite insanlar olmasına ragmen, Afrika kıtasında ve daha nice ülkelerde insanların açlık sorunu çekmesi gibi. Oysa, insanlar kendi aralarında adaletsizlik yapar. İsterlerse kendi aralarında eşit miktarda yemek verebilirler. Böylece dünyada aç insan kalmaz. Ancak insanın gözünü hep bir hırs bürümüştür. Bu yüzden bazı insanlar hep ama hep en iyilerini isterler. Ama en azından dünyada aç insan kalmaz.

İşte, hayat da aynı bunun gibidir. Çoğunlukla adaletsizdir, bazen yüzünüze güler, bazense sizi üzer. Fakat insan, bütün bunlara sabretmelidir. Çünkü zaten bu dünyaya gönderilme sebebiniz bu. Dünyada bizim yapacağımız hiçbir şey olmasaydı herkes huzurlu olurdu, ancak dünya çok sıkıcı bir yer haline gelirdi. İnsanlar aksiyon arardı, heyecan arardı. Çünkü eğer insanın üzerine bir sorumluluk yüklenmez ise insanlar çok tekdüze bir yaratık haline gelir. Elbette her zaman mutlu olursunuz, çünkü size sabredeceğiniz herhangi bir bela gönderilmez. Bu bela belki bir üzüntü, belki sinirlendiğiniz herhangi bir şey olabilir. İnsanın başına herhangi bir imtihan, bir musallat, bir bela gelmezse asla bir heyecan olmazdı hayatta. Böylece bir anlamı kalmazdı hayatın. İnsanlar da sıkılırdı, huzursuz olurdu. Yine de her şeye ragmen zor bir hayat olduğunu ben de Kabul ediyorum. Ee, gülü seven, dikenine katlanır.

Hayatta huzuru bulmanıza gerek yoktur, çünkü huzur aranarak bulunmaz, huzur sizi bulur. Huzur, öyle parayla, maddiyatla bulacağınız bir şey değildir. İnsan da heyecan aramadan sıkıcı bir hal alır, sıkıldıkça da huzursuz olur. Yani, hayatta herhangi bir bela gelmezse başınıza, huzuru da bulamazsınız.

Adalet konusuna geri dönelim. Aslında dünyada adaletsizliklerin pek çok sebebi var. Ancak birincil sebebi uyuşukluk. Sözgelimi hakimlerin uyuduğu değil. İnsanların uyuduğu. Etrafta onlarca, binlerce haksızlık var. İnsan olarak elimizden geleni yapmak bizim vazifemiz. Ancak elbette tüm hasızlıklara müdahale edemeyiz. Çünkü illaki insanların başına haksızlık (musallat) gelir. Eğer insanın başına bir musibet gelmezse yukarıda yazdığım gibi, huzursuz olur insan. Yani her zaman bir haksızlık olacak arkadaşlar. Bizim insani tek görevimiz, elimizden geldiğince müdahale etmek.

İnsanların uyumasından tek kastım, gözümüzün önünde gerçekleşen adaletsizliklere göz yumması değil. İnsanların beyni de uyuşmuş. Artık doğru dürüst okuyamıyorlar, yazamıyorlar, yargılayamıyorlar. Zaten ülkede kaliteli bireyler meydana gelmezse okuyamaz, yazamaz, yargılayamaz da. Bunun nedeni çoğunlukla eğitim sistemiyle bağlantılı. Çünkü kaliteli eğitim görmeyen çocuktan kaliteli bir kişilik beklemezsiniz. Ayrıca ailesi çocuğa iyi sahip çıkmıyorsa, çocuğa iyi örnek olmuyorsa, bu da çocuğu kalitesiz bir birey haline getirir. Kalitesiz bireylerin çok olduğu bir ülkede de huzur az olur. Çocuğun önünde sigara iç, sonra “sen içme” de. Oldu!

Her şeye ragmen, hayat o kadar kötü bir yer değil. Ara sıra güzel olaylar yaşanıyor, insanlar zaman zaman mutlu oluyor. Mutluluk, kimilerine çok uğruyor, kimilerine ise az uğruyor. Unutmayın, yaşadıklarınızın hepsinin karşılığı diğer tarafta görülecek. Ayrıca hayatı çok da ciddiye almayın. Bilin ki, hayat sadece,  sizin diğer dünyadaki iyi veya kötü amellerinizi oluşturacak bir yer,sizin sınırlarınızı ölçmek için inşa edilmiş bir simülasyon, bir deneyim…

Yorum bırakın

WordPress.com ile böyle bir site tasarlayın
Başlayın