Günümüzün en merak uyandıran sorularından biri; Dünya nereye gidiyor? belki. Bu aslında çok felsefik bir soru. Pek çok farklı cevabı olabilir. Ancak ben sadece kendime göre yanıtlayacağım.
Öncelikle ülkemizden başlayalım. Zaten ülkemizin halini hepiniz biliyorsunuz. Ekonomik kriz desen var, huzursuzluk desen var.. Milli birlik ve beraberlik diyoruz, yaptığımız tek şey internette gördüğünüz videoyu instagram’da kınamak. Heştekler açarak vatan kurtulamaz, ancak batabilir. Peki, nasıl batar?
Dünyanın en güç işi bir şeyin nasıl yapılacağını bilirken, başka birinin nasıl yapamadığını ses çıkarmadan izlemektir. -Hz.Mevlana-
Diyelim ki siz internette birini rezil ettiniz ve o video yayılmaya başladı. Çevrenizdeki neredeyse herkes o videoyu biliyor. Rezil ettiğiniz kişi dışarıya çıktığında rencide edilir, kahveye gider, kahvesini rezil rezil içer. Kahveden çıkar, sokakta rahatsız edici bir şekilde yürür. Okula gider, okulda zaten rezil rüşva olur. Destek almak için rehberliğe gider, rehberlik çaktırmadan güler. Onu ciddiye alamaz. Çocuk üzülür, hayata küser, içine kapanır, derslerindeki başarısı düşer, hayatı çöp olur… Tabii, çocuğun kişilik özelliklerine göre değişecek bir şey bu. Mesela, rezil olan birisi Youtube kanalı açar, dolayısıyla Youtube kanalı çok fazla izlenir, o da çok fazla para kazanır, zengin olur, ama görüntüsü her yerde popüler olur, haysiyeti kırılır, hayatı boyunca rezil olur.
Ayrıca, çok fazla heştek açmak demek ülkedeki olayları çok fazla bilmek demek. Bu da kişiyi strese sokar. Her şeyi aklında tutamaz, duygu karmaşası yaşar. Heştek açmak sadece farkındalık yaratır, onun dışında hiçbir işinize yaramaz. Üç günlük dünya hayatında heştekler açarak, sırıtarak, kendinize, ülkenize, ailenize hiçbir fayda sağlayamazsınız. Sadece teknolojik aletlerin başında vakit kaybedersiniz. Sadece heştek açmak değil, heştek de başlı başına strese sokacak bir şey. Başkalarının hayatlarından kareleri, aynı çatı altında toplandığını düşünün. Siz de başkalarının hayatlarına bakıyorsunuz. Hem başkalarının hayatı rezil oluyor, hem de siz o kadar fazla resim görünce yine strese giriyorsunuz. Ancak insanların heştekleri pek açıp açıp baktığını düşünmüyorum. Ama umarım onların fotoğraflarının başkaları tarafından görülmesinden öte hiçbir işlevi olmayan şu sosyal medya çılgınlığını bırakırlar.
Türkiye’nin sosyal medya tarafının bir bölümü genel itibariyle bu şekilde. Diğer bölümü ise farklı görüşler. O konuyu burada ayrıntılı olarak işlemeyeceğim, hatta hiç işlemeyeceğim.
Evet, türkiyenin hali belli! İnsanlar ne kadar milli birlik, beraberlik dese de, hiç bir şey yapmıyorlar. He şimdi isteseler de yapamazlar, Corona var, o da ayrı mesele.
Peki, dünyada durum ne? Açıkçası dünyada da sosyal medya çılgınlığı olduğuna şüphe yok. İnsanlar buzulları eriterek, insanları köleleştirerek, bu dünyada kazanabileceklerini sanıyorlar. Ancak bilmiyorlar ki bu dünyada kaybeden, diğer dünyada her zaman kaybetmez. Herkes haksızlığa göz yummayı normal hale getirdi. Bir tane resim görmüştüm. Resmin ortasında aç bir çocuk; etrafında fotoğraf çeken insanlar. Tüm dünya bu hale geldi. Artık kötülük ve sessizlik öyle bir hakim olmuş ki topluma, iyilik yapmak isteyen de kötülük buluyor. Biz Türkler ise hala Avrupa’nın ekonomisi şu, Amerika böyle, Rusya şöyle diyoruz. İnsanlığın değer görmediği toplumlar her açıdan gelişebilir ancak insanen gelişemez. Herkes mutlu gözükür, çünkü gelişmişlerdir. Ancak insanın dış görünüşüne aldırış etmek çoğu zaman doğru değildir.
Neye yarar insan dünyaları kazanıp da ruhunu kaybettiyse? – Shakespeare
Hazır bu dünya hakkında bahsederken Amerika’dan da bahsedeyim. Amerika’nın yaptığı bu hamleler onun ekonomisini süper yapacaktır. Ancak diğer ülkelerde aşırı tüketim arttığı sürece onlar da parası çok olan, dolayısıyla malı da çok olan ülkelere yönelecektir. Mesela Amerika. Amerika’daki mal,para 7 milyar insana da doğal olarak yetmeyecektir. Bu yüzden Coronavirus, Amerika’nın işi olabilir. İnsan sayısını yarıya indirmek, Amerika’nın da işine gelecektir.
Sonuç olarak, toplumun nereye gittiği hala büyük bir gizem. Kimine göre yok oluyoruz, kimine göre yeniden başlıyoruz. Ancak kimsenin düşünmediği tek bir soru var:
Biz, insanlık olarak nereye gidiyoruz?
KAYNAKÇA:
https://www.neoldu.com/en-guzel-insanlik-ile-ilgili-sozler-insan-ile-ilgili-sozler-16330h.htm
http://www.eguzelsozler.com/kategori/sosyal-medya-sozleri/
BeğenBeğen