BU EKONOMİYE NELER OLUYOR YAHU?

Açıkçası bu sefer neyden bahsedeceğimi hiç bilmiyorum. Ülkenin gerilimli siyasetinden mi bahsetsem, yoksa sürekli küçülen ekonomiden mi, dünya sürecinden mi…

Tamam, önce sosyal medyada çokça karşımıza çıkan “Doğa bizden intikamını alıyor” cümlesini anlatarak başlayacağım. Öncelikle doğanın bizden intikam aldığı falan yok. Hatta plastik kullanımı bu sene içinde oldukça arttı. Maske, eldiven ve tıbbi diğer malzemeler. Hepsi plastikten yapılıyor. Ayrıca artık insanlar açıkta kalan ürünler alınmasın diye her şeyi poşetlemeye, paketlemeye başladılar. Bunların hepsi de daha fazla atık oluşmasına yol açıyor. Bu da doğanın isteyeceği bir şey değil. İntikam aldığı falan yok yani.

Bundan sonra ülkemizdeki bu son koronavirüs tedbirlerine eleştirel bir bakış açısıyla bakmak istiyorum. Öncelikle bugünlerde alınan AVMlerin açılma kararına bir yorum yapmak istiyorum. Televizyon’da duydum, Adamın biri çıkmış “Virüsün yayılmasının çok kolay olacağı kapalı mekanlar (AVM) ye gitmek serbest, açık hava alanlarına, sahillere gitmek yasak.” Demiş. Açıkçası benim de dikkatimi çekti. Bana kalırsa bu durum tamamen ekonomik. Ekonominin kalkınması için insanların işlerinin başına dönmesi gerekiyor. İnsanların işlerini yapması, devletin ekonomisini güçlendiriyor. Bu durumu Türkiye’de ortalama maaşın çok düşük olmasına rağmen dünyanın en büyük 17. Ekonomisi oluşundan anlayabilirsiniz. (Çünkü nüfus çok fazla, dolayısıyla çalışan da.)

İşte bu yüzden devlet, tamamiyle sokağa çıkma yasağı getiremiyor. Çünkü getirirse kendi ekonomisi çöker. Ben de bu yüzden ülkemizin ihracata daha büyük bir önem vermesi gerektiğini düşünüyorum. İhracat ile elde edilen para çok büyük miktarlarda olursa, hem devlet yoksul/işçilere maddi destekte bulunabilir, hem de kendi ekonomisini sağlam tutabilir.

Bir başka konu olan ve dikkatimi çeken başka bir şeyi de sizlere söylemek istiyorum. Bu virüsü kimin çıkarttığı konusu. Ben şahsen bu virüsün kasıtlı olarak çıkartıldığını düşünüyorum. Ancak dikkatinizi çekmek istediğim nokta bu değil, virüsü çıkartanın amacının ne olduğu..

Öncelikle yukarıda da bahsettiğim gibi bu virüsün çıkma amaçlarından biri ekonomik. Bu virüsü kim çıkarttıysa, belli ki ekonomide bir daralma istiyor. Aynı zamanda bu virüsü çıkaran kişi, siyasi bir değişim de istiyor. (Örn. Amerika’da Trump’ın tarafında olan kişilerin azalması, İtalya’nin AB’den çıkmak istemesi, Türkiyedeki siyasi karmaşıklık vb.) Tabii bunların hepsi sadece bir teori. Gerçekse zaten anlarsınız .(Önümüzdeki 1 ay içinde post atmazsam bilin ki FBI tarafından öldürülmüşümdür)

Bu arada şunu da eklemek istiyorum:

İnsanlar bu virüsün ciddiyetini kavramali. Yoksa daha çekeceğimiz var. Bunu okurken siz “Ben gayet iyi anladım” diyor olabilirsiniz. Ancak maalesef herkes bu kadar iyi anlamış değil. İnsanlar piknik yapıyor yahu! Tam zamanı gelmiş gibi piknik yapıyorlar! Belki de insanların piknik yapması benim eleştirebliecegim bir konu değil, ancak biliyorum ki sokağa çıkma yasağı, insanlar pikniğe çıksınlar diye değil, işçi evine ekmek götürsün diye ilan edilmedi. İşte ben de bu duruma mükemmel bir çözüm buldum. TRT belgesel’de mükemmel bir belgesel var. Koronavirüs ve hastanelerin koronavirüs ile mücadeleleri hakkında. İnsanlar o belgeseli izleseler, şuradan şuraya adım atmaya korkarlar. Hastanelerde insanlar acı çekiyor. Herkesin derdi başka işte. Koyun can derdinde, kasap et derdinde. Yadırgamamak lazım.

Son olarak sizlere, evden dışarıya mecbur olmadıkça adım atmamanızı öneriyorum. Eğer illaki dışarı cikasiniz varsa, sizin yüzünüzden tehlikeye girecek 80 milyon insanı düşünmenizi tavsiye ediyorum. Sağlıcakla ve esenlikle kalın. Bir sonraki postta görüşmek üzere.

#EvdeKal

Yorum bırakın

WordPress.com ile böyle bir site tasarlayın
Başlayın